Kısa Vadeli Sigorta Kolları Nelerdir? Primi Ne Kadar ...

Kısa vadeli dış borç stoku Ocak'ta 123,6 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-ocakta-1236-milyar-dolar-oldu-2/?feed_id=23478&_unique_id=5e70903c04dfd

Kısa vadeli dış borç stoku Ocak'ta 123,6 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-ocakta-1236-milyar-dolar-oldu-2/?feed_id=23478&_unique_id=5e70903c04dfd submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

XAU/USD – Kısa vadeli yükselen kanalın içerisinde

submitted by kamu365 to haberler [link] [comments]

Ekonomik krizden şikayet ederken, bu miktarda borç nereye gitti? Mayıs’ta kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç 169,5 milyar #dolar. 2 yatın 8 sarayın 15 VIP uçağın 180 bin aracın masrafı da cabası.

Ekonomik krizden şikayet ederken, bu miktarda borç nereye gitti? Mayıs’ta kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç 169,5 milyar #dolar. 2 yatın 8 sarayın 15 VIP uçağın 180 bin aracın masrafı da cabası. submitted by Flasbilgi to KGBTR [link] [comments]

Türkiye sabit getirili ve kısa vadeli yatırımı tercih ediyor

submitted by kamu365 to haberler [link] [comments]

XAU/USD – Kısa vadeli görüntüde 1747’den gelen downtrende takıldı

submitted by kamu365 to haberler [link] [comments]

Kısa vadeli dış borç stoku Ocak sonunda 123,6 milyar dolar https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-ocak-sonunda-1236-milyar-dolar/?feed_id=23490&_unique_id=5e70930e12f94

Kısa vadeli dış borç stoku Ocak sonunda 123,6 milyar dolar https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-ocak-sonunda-1236-milyar-dola?feed_id=23490&_unique_id=5e70930e12f94 submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

USD/TRY – Yükselişi takip ederken 6.94’den gelen kısa vadeli uptrend’e bakılabilir

submitted by kamu365 to haberler [link] [comments]

Prof. Steve Hanke : Merkez bankasının küçük bir sorunu var: #TCMB Türkiye'nin cari işlemler açığı ve kısa vadeli borçlara hizmet verecek dış rezervler IMF'nin yeterli gördüğü şeyin sadece% 80'i kadardır. Daha #lira fırtınalar ufukta.

Prof. Steve Hanke : Merkez bankasının küçük bir sorunu var: #TCMB Türkiye'nin cari işlemler açığı ve kısa vadeli borçlara hizmet verecek dış rezervler IMF'nin yeterli gördüğü şeyin sadece% 80'i kadardır. Daha #lira fırtınalar ufukta. submitted by dolorisback to Turkey [link] [comments]

XAU/USD – Kısa vadeli trend çizgileri hareket takibini kolaylaştırıyor

submitted by kamu365 to haberler [link] [comments]

Erdoğan'ın görev onayı Barış Pınarı harekatıyla beraber 5 puan artışla %43'ten %48'e yükselmişti. Bu artış milliyetçilik ve TSK'ya destekle ilişkili ve kısa vadeli gözüküyordu: Nitekim Aralık'ta görev onayı MHP'lilerde %79'dan %52'ye gerileyen destekle birlikte %43'e düşmüş

Erdoğan'ın görev onayı Barış Pınarı harekatıyla beraber 5 puan artışla %43'ten %48'e yükselmişti. Bu artış milliyetçilik ve TSK'ya destekle ilişkili ve kısa vadeli gözüküyordu: Nitekim Aralık'ta görev onayı MHP'lilerde %79'dan %52'ye gerileyen destekle birlikte %43'e düşmüş submitted by TurkishCenter to Turkey [link] [comments]

USD/TRY – 6.92’den tepki geldi, kısa vadeli teknik görünüm nasıl ?

submitted by kamu365 to haberler [link] [comments]

Kısa vadeli dış borç stoku ocakta 123,6 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-ocakta-1236-milyar-dolar-oldu/?feed_id=23454&_unique_id=5e708aa3219c9

Kısa vadeli dış borç stoku ocakta 123,6 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-ocakta-1236-milyar-dolar-oldu/?feed_id=23454&_unique_id=5e708aa3219c9 submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

Kısa vadeli dış borç aralıkta 118,2 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-aralikta-1182-milyar-dolar-oldu/?feed_id=11352&_unique_id=5e4e4c3e12beb

Kısa vadeli dış borç aralıkta 118,2 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-aralikta-1182-milyar-dolar-oldu/?feed_id=11352&_unique_id=5e4e4c3e12beb submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

Anadolu, kısa vadeli borcunu çevirmek için can suyu istiyor https://www.parabilgi.com/anadolu-kisa-vadeli-borcunu-cevirmek-icin-can-suyu-istiyor/?feed_id=24228&_unique_id=5e71892a4e2d5

Anadolu, kısa vadeli borcunu çevirmek için can suyu istiyor https://www.parabilgi.com/anadolu-kisa-vadeli-borcunu-cevirmek-icin-can-suyu-istiyo?feed_id=24228&_unique_id=5e71892a4e2d5 submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

Kısa vadeli dış borç stoku Aralık sonunda 118,2 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-aralik-sonunda-1182-milyar-dolar-oldu/?feed_id=11478&_unique_id=5e4e6b249efeb

Kısa vadeli dış borç stoku Aralık sonunda 118,2 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-aralik-sonunda-1182-milyar-dolar-oldu/?feed_id=11478&_unique_id=5e4e6b249efeb submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

Bitcoin’in kısa vadeli fiyat hedefi neresi?

Bitcoin’in kısa vadeli fiyat hedefi neresi? submitted by yuksel1977 to koinmedya [link] [comments]

Tron kısa vade için güçlü görünüyor – TRX fiyat analizi

Tron kısa vade için güçlü görünüyor – TRX fiyat analizi submitted by yuksel1977 to koinmedya [link] [comments]

Özel sektörün uzun ve kısa vadeli borçları, geçen yılın ilk 11 ayında toplam 19 milyar dolar artarak 236.5 milyar dolara yükseldi.

Özel sektörün uzun ve kısa vadeli borçları, geçen yılın ilk 11 ayında toplam 19 milyar dolar artarak 236.5 milyar dolara yükseldi. submitted by HylianHood to Turkey [link] [comments]

Kısa vadeli yatırım araçları nelerdir?

Kısa vadeli yatırım araçları, uzun vadeli yatırım araçlarına kıyasla daha az sürede kazanç elde etmenizi sağlar.
Mevduat, hazine bonosu, repo, borsa yatırım fonu ve diğer yatırım fonları kısa vadeli yatırım araçları arasında yer alır.
Mevduat: Bankalardan vadeli ya da e-mevduat şeklinde hesap açarak birikimlerinizi faiz getirisi elde ederek değerlendirmenizi sağlayan kısa vadeli bir yatırım aracıdır. Vade seçeneği sizin tarafınızdan belirlenir. Tasarrufların 100.000 TL'ye kadar olan kısmı sigorta kapsamında olduğundan güvenlidir.
Katılma Hesabı: Katılım bankaları aracılığıyla açabileceğiniz katılma hesabıyla kar payı elde edebilirsiniz. Kısa vadede yatırım için uygun araçlar arasında yer alır. Anapara garantisi verilmediğinden mevduata kıyasla risklidir.
Hazine Bonosu: Devlete borç vererek, hazine bonosu yatırımıyla kısa vadede getiri elde edebilirsiniz. Getirisi mevduat ile eş değerdir. Hazine bonosu da güvenli bir yatırım aracıdır.
B Tipi Likit Fon: Bu fonlar getirisi düşük olsa da risksiz olması sebebiyle tercih edilebilir. Gün içinde alınıp satılabilmesi sebebiyle kolayca nakde çevrilebilir ve kısa vadeli yatırımlara uygundur.
A Tipi Fonlar: Hisse senedinin yoğun olduğu A tipi yatırım fonları, B Tipi fonlara göre daha yüksek getiri sağlar. Hisse senedinin yoğun olması sebebiyle A tipi fonlar risklidir. Vergi muafiyeti bulunur.
Borsa Yatırım Fonu: Borsa yatırım fonları kısa vadeli yatırımlara olanak sağlar. Getiri potansiyeli ve riski yüksektir. Maliyetinin düşük olması sebebiyle kısa vadede değerlendirilebilir.
Repo: Getirisi ve vadesi önceden yatırımcı tarafından belirlendiğinden dolayı risk unsuru taşımaz. Diğer yatırım araçlarına göre kazanç daha yüksek olabilir.
Forex: Kaldıraç özelliği sayesinde az bir sermayeyle yüksek miktarlı işlemlerin gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Riskle doğru orantılı olarak getirisi de yüksektir. Kürsel dalgalanmalardan çabuk etkilendiğinden takip gerektirir.
Kısa vadeli yatırım araçları için öneriler verdiğimiz yazımızın devamını bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.
submitted by ekonomistco to ekonomist [link] [comments]

Türkiye ekonomisinin durumu. Sorunları nasıl çözebiliriz? (Tartışmaya açık)

Berat Albayrak'a bağırmak yerine, onunla çalışıp sorunları çözmeye çalışmalıyız. Berat Albayrak 2023 yılına kadar burda maalesef..
Berat Albayrak'ın yapmaya çalıştığı şeyi analiz etmeye çalıştım.
- İhracat ekonomisine dönüşme
- Özellikle üretim sektörlerine yurtiçi ve yurtdışı yatırımların artırılması.
- Sıcak paranın ülkeye girişini engellemek (kısa vadeli yatırım)
Dövizin değeri yükselmeye devam etmesinin nedeni, faiz oranları nedeniyle ülkeyi terk eden sıcak para.
Sıcak para uyusturucu gibi birseydir. Yoklugunda, aniden birakildiginda krize yolacabilir. Turkiye gibi cari islemlerinde net doviz kaybi olan bir ulkenin parasinin bu esnada deger kazanabilmesini saglar, dalgali kur falan hikayedir.
Gun gelir kizisip `eh faizinize de doyum olmuyor ama biz artik kalkalim` derse, olanlar olur. Siyasi nedenlerden ve düşük faiz oranları nedeniyle, sıcak para ülkeyi terk ediyor. Yani dövizin değeri artar (2018'de bu oldu, ve su an 2020'de devam ediyor).
Bu nedenle Merkez Bankası'nın doviz rezervleri, doları dusurmek için kullanılıyor. Eğer faiz oranlarını arttırırsanız, dövizin değeri düşer, ama sıcak para gelecektir.
Ali Babacan doneminde, TL'nin asiri degerli olmasinin sebebi budur: bol bol sicak para
Bu nedenle Berat faiz oranlarını haklı olarak artırmaz.
Medyanın yaydigi "AKP İslam yüzünden faiz oranlarını düşüruyor" doğru değildir.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Şu anda yapmamız gereken:
(1)
Üretimine yol açan ve ihracatımızı artıran uzun vadeli sağlıklı yatırımları çekmek, böylece döviz (dolar) gelebilir.
(2)
Coronavirus nedeniyle, üretim Çin dışına, dünyanın diğer bölgelerine taşınıyor. Bu, Türkiye'nin pastadan bir parça alması için büyük bir fırsat.
(3)
FED'in yüzde 0 faiz oranları açıklaması, Bu da Türkiye'nin ABD'li yatırımcıları çekmesi için bir başka büyük fırsat. Amerikalılar %0 faiz oranları için kredi alıp, Türkiye'ye yatırım yapmasi ve burada kâr etmesi.
(4)
Demokrasi, Adalet, Eğitim, Mali Güven. Berat Albayrak'ın tüm bunların doğru çalışmasını sağlaması gerekiyor.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Berat Albayrak'ın (4) icin bir şey deneyip denediğinizi biliyor musunuz?
Örneğin, finansal güveni artırmak için çalışıyor mu?
Lütfen bana bir kaynak gönderin, eğer bilginiz varsa.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
En önemlisi (4), umarım Erdoğan'ı ya da Berat Albayrak'ı bu alanlara yatırım yapmaya ve işleri yoluna sokabilir. Ancak umutlu değilim.
(4) olmadan:
(3), (2) ve (1) kullanmak Ekonomi için bir etkisi olmaz.
Ama Çin ve Singapur gibi istisnalar vardır.
Eğitim sistemi hala kötü mü, Ziya Selcuk reform yapiyor mu?
submitted by Ricardo_Milos3 to Turkey [link] [comments]

Bugünkü "müjde" duyurusundan sonra altın düşmeye devam eder mi?

Bugün genel bi düşüş mevcut bunun devamı nasıl gelir, sizin uzun veya kısa vadeli tahminleriniz nelerdir?
submitted by furkaneroi to Yatirim [link] [comments]

Hazır erken seçim polemikleri varken; oldu da iktidar değişti, ekonomi kurtulur mu?

Yazdığım ilk iki yazının ardından biraz zaman geçti farkındayım ama gündemin durulmaması ve inanılmaz iş yoğunluğum nedenleriyle elim bir türlü gitmedi. Umarım özellikle bu konuları merak eden arkadaşlar bu yazıya erişim sağlayabilir, arada kaybolup gitmez. Birazdan yazacaklarımı yazarken kişisel siyasi görüşümü çok karıştırmadan, olmuşları ve olabilecekleri, akademik eğilim olarak post-modern bir akış açısı ile ele almaya çalışacağım. Tamamiyle sizin fikirlerinizi yansıtmayabileceği gibi, ben ne dersem doğrudur gibi bir tripte de olmadığımı bilin. Bunu tamamiyle kafa boşaltmak ve bu konulara ilgi duyanları teşvik etmek adına yazıyorum.
İlk yazıda bir erken seçim ihtimaline değinmiştim. Son dönemde bunu desteklediğini düşündüğümüz bir eylem gerçekleşti ve Erdoğan yeni bir "gönül seferberliği" başlatılmasını istedi (Link: https://www.hurriyet.com.tgundem/cumhurbaskani-erdogan-duyurdu-yarindan-tezi-yok-yeni-bir-gonul-seferberligi-baslatiyoruz-41524421 ). Bu her ne kadar erken seçim kapılarını aralıyor gibi görünse de henüz bunu söylemek için erken. Son yıllarda, başkanının bir siyasi partiye aşırı yakınlığını tasvip etmesem de, güvendiğim birkaç araştırma firmasından biri olan Avrasya Araştırma da Erdoğan'ın şu anki oy oranı ile baskın bir seçimde dahi kazanamayacağını tahmin ediyor (Twitterları: https://twitter.com/avrasyaanket ). Virüsü de dikkate alınca 2020 yılında bir erken seçim pek mümkün değil. Ben de Erdoğan'ın bu isteğini erken seçim olarak değil, küsen seçmenle barışmak ve bir nabız yoklamak olarak değerlendiriyorum
Ama... Bir ihtimal daha var; o da swap bulmak. Bildiğiniz üzere yakın dönemde bir dolar şoku yaşadık ve piyasayı izlediğim kadarıyla, birkaç haftadır süren sabit düşüşe rağmen ikinci yolda. Eğer Türkiye yakın bir zaman içinde, Katar'la olan fiyasko gibi değil, gerçek bir swap anlaşması bulursa, işte o zaman oy vermeye hazır olun. Peki swap bulunursa ne olur? (1) Hükümet, yıllardır sürdürdüğü dolar baskılama politikasına devam eder ve doları psikolojik sınırlarda tutmak için swapten elde ettiği parayı piyasaya yavaş yavaş salarak kısa vadeli bir rahatlama yaratır. (2) Borç vadelerindeki kaynak rahatlaması sayesinde, virüs sürecinde basılan paralar sosyal yardım olarak orta-alt gelirli AKP'lilere akar. Ancak ne rahatlama ne de yardımlar 2021'in 3. ayından sonrasını (ilk çeyrek) çıkaramayacağından, iktidar o aralıkta bir baskın erken seçim yapabilir. Çünkü swap olsun ya da olmasın -olmayacak gibi duruyor şu an- genel eğilime bakıldığında 2021 yılından sonra legal yollarla yapılacak herhangi bir seçimde Cumhur İttifakının iktidar olma şansı yok. Çünkü sosyo-ekonomik olarak bizim AKP seçmen kitlesini oluşturan muhafazakar halkımız, ekonomiye önem verse de görmediği paranın etkisini dikkate almıyor. Yani erişemediği ya da kullanmadığı teknolojik ürüne yapılan vergi zammı onu ilgilendirmiyor ya da girmediği sınavın ücretinin artmasını umursamıyor. Ama İstanbul seçimleri gösterdi ki artık ekonomik sıkıntılar onlar tarafından da hissedilmeye başlandı ve tepki gelişiyor. Muhafazakar liberal seçmen gözünde yeni kurulan DEVA ve GP de bu açıdan önemli bir görev üstlenebilir gibi duruyor. Ama dilerseniz bunu da ilerleyen bir gün konuşalım bu yazı daha da uzamasın çünkü zaten uzun olacak.
Erken ya da tam zamanında bir seçim oldu ve hükümet değişti diyelim; ekonomide bunu hemen olumlu şekilde hisseder miyiz? Bunun net bir evet-hayır cevabı yok ancak yüzdesel olarak konuşursak %20 evet, %80 hayır derim. Bunun nedenlerini de 4 başlıkta ele alalım; 1- Zayıf iç üretim 2- Uzun vadeli yap-işlet-devretler ve devredecek borçlar 3- Şu anki iktidarın ekonomi politikası 4- Yeni iktidardan beklenen devletçilik adımları. Zayıf yerel ve iç üretim ve ödeme garantili y-i-d'ler ile borçlara uzun uzun değinmenin pek lüzumu yok. Daha önce konuştuk. İç üretim için üretici desteklenmeli, ödeme garantili y-i-d'ler için usulsüzlük göstergeleri toplanarak iptal yolları aranmalı ve borçlar yeniden yapılandırılmalı. Bunlar için izlenecek yollar çok çeşitli ama hepimizin tahmin ettiği şeyler. Yeni ya da eski her iktidar zaten buna bir plan yapar. Tutar, tutmaz o ayrı. Asıl önemli olanlar 3 ve 4.
Şu anki iktidarın ekonomi politikası tamamen doları baskılamaya ve sermaye kontrolüne yönelik. Ne demek bu? Doların belirli dönemlerde fırlamalar yaşadığını biliyoruz. Hükümet 2007-08 dönemindeki ekonomik krizden bu yana piyasaya Merkez Bankasından ara ara dolar salarak zaten ani yükselişleri engellemeye çalışıyordu ancak bu en son başvurulan yöntemdi. 2010 referandumu sonrası atılan adımları takip eden yabancı sıcak ve uzun vadeli sermaye, otoriter bir yapının gelişiminden korkup parasını Türkiye dışına taşımaya başlayınca ise bu bir alışkanlık haline geldi. Hükümet belli bir süre doları baskılıyor mermisi bitince dolar fırlıyor, ardından yeni bulunan kaynak ile dolar küçük küçük yeniden baskılanıyor, o kaynak da suyunu çekince yine bir şok, Merkez Bankası net rezervlerine başvuruluyor, küçük küçük geri çekilmeler yaşanıyor ve yeniden patlıyor... Bu artık Türkiye'deki dolar hareketinin genel profili haline gelmiş durumda (Bu linkten ya da herhangi başka bir siteden inceleyebilirsiniz: https://tr.tradingview.com/chart/?symbol=FX%3AUSDTRY ). Son dönemde de insanların aldığı dövizlerdeki kambiyo vergisinin arttırılması, yüksek yurt dışına döviz çıkışlı hareketlerin sorgulanması ve ithalat sınırları literatürde sermaye kontrolü dediğimiz şeyler zaten. Yani devlet içerideki döviz bazlı paranın hareketini kısıtlayarak yurt dışına çıkmasını engelleme niyetinde. Peki işe yarar mı? Hayır. Yatırımlar yastık altı olur, yabancı firmanın parasını yurt dışına çıkarması zaten suç değildir, başımız davalarla belaya girer ve üretmediğin ürünün ithalatını kısıtlamak ham madde ve ürün kıtlığına dayalı bir devalüasyona neden olur. Önünü alamazsınız. E koca iktidar bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor ama kısa vadeli dolar düşüşleri ile swap umudunu diri tutup erken seçim patlatma hevesindeler. Her neyse, peki yeni hükümet ne yapacak? Bu konuda iç açıcı olamayacağım. Eğer 6 tl civarındaki dolar patlıyor, 7.27'yi görüyor ve ardından yeni direncini 6.75 civarlarında buluyorsa, zaten o doların reel değeri 7 liradır. Tüm baskılamalara rağmen 7.27'yi gören Türkiye örneğinde ise o doların değeri 8 belki de 9 lira civarındadır. Hatta bazı firmaların maliyet forecastlerini, maliyet forecasti gelecek dönemdeki üretimin toplam maliyetine dair tahminlemeler yapmak demek, 10 lira üzerinden yaptığı bile söyleniyor. Bu biraz kişisel kaynaklardan gelen bir bilgi olduğu için bunu pek açmayacağım. Yani eğer yeni gelen potansiyel bir iktidar bu ülkeyi gerçekten kurtarma hevesindeyse doların üzerindeki zoraki baskılamayı kaldırmak zorunda. Çünkü dolar baskılamaya harcanan para, doların yükselmesinden görülecek zarardan çok daha büyük, bunda hepimiz hemfikirizdir sanırım artık. Bu durumda da potansiyel yeni iktidarın ilk yılında doların muhtemelen hak ettiği değerlere 8, 9 belki -eğer hakikaten kasada bir şey kalmadıysa- 10 liralara çıktığını görebiliriz. Peki hiç mi düşmeyecek? Elbette düşecek, yeni gelen hükümetler her zaman yabancı yatırımcının hoşuna gider; hele bir de bu yeni iktidar hukuk, temel insan hakları gibi değerleri Türkiye için yeniden anlamlı hale getirebilir, insanları ülke içi para harcama konusunda cesaretlendirebilirse tadından yenmez. Yarın bir gün parasının içeride kalmayacağına güvenen, bu ülkede yaptığı anlaşmanın hukuksal bir karşılığı olduğunu düşünen ve hevesli bir iş gücü ve tüketici potansiyeli bulan her firma bu ülkeye yatırım yapmak ister. Hatta dolardaki yükseliş böyle bir tabloda fırsat bile olur. Buna hazırlıklı olun, ulan hükümeti değiştirdik dolar yükseldi diyip karamsarlığa düşmeyin.
Peki yeni gelen hükümetin ekonomik tutumu ne olmalı? Şimdi Türkiye'de yıllardır süregelen bir tartışma var; AKP liberal mi, değil mi? AKP'nin 2002-2006 yıları arasındaki eğilimi neo-liberaldir ve ekonomi açısından desteklenecek yönleri vardır. Ancak liberallik, sadece ekonomiyi özel sektöre devretmek demek değildir. Liberal tutumu olan bir devlet, bireyin özgürlüklerini de garanti altına almalıdır. Liberal ülkeler dediğimiz ülkelerde ön plana her şeyden önce rahat yaşam tarzı, insan hakları ve kişisel hürriyetler çıkar. Şu an ben komünistim, sosyalistim ya da şeriatçıyım, muhafazakarım diyen vatandaşlar fırsatları olsa Çin'e, Kore'ye ya da Suudi Arabistan'a İran'a değil Finlandiya, Norveç, Danimarka'ya gider. Ekonomiyi özel sektöre devreder ancak bireyi kısıtlarsanız, o birey tüketmez ve üretmez. Son 10 yıldır uygulanan sermaye kontrolleri ve yandaş ihaleleri de liberal değil, otoriter bir yönetim göstergesidir. Yandaşa verileceği kesin olan bir ihaleye kimse katılmaz, çünkü kime gideceği bellidir, görünürde liberal, uygulamada nepotik (kayırmacı) devletçiliktir. Öyleyse insanların tivit atmaya korktukları ve özellikle dini konularda baskı hissettikleri şu tabloda AKP'ye sadece özelleştirmeler üzerinden liberal demek mümkün değil. Fakat bizim ülkemizde özellikle solcu ve kısmen de milliyetçi dediğimiz iki kesim liberalliği ve kapitalizmi, sömürülme ya da özü kaybetme ile eş anlamlı gördüğünden liberalliği istememektedir. Bu nedenle liberalliği AKP'ye mal etmektedir, halbuki kendini gerçekten liberal olarak gören Cem Toker gibi insanlar AKP'lileri liberal değil argo "liboş" olarak tanımlamaktadır. Neyse... Olası bir seçimde benim gözümde en mantıklı aday halen Ekrem İmamoğlu -bu sizin için Mansur Yavaş ya da bir başkası olabilir, bu konuyu tartışmanın gereği yok-, ancak bir başkası olsa bile özellikle CHP'li ve İYİP'li seçmenin beklentisi daha devletçi bir ekonomik anlayış. Lakin bu anlayış ülkeyi daha içe kapanık, dış sermayenin yatırım yapacak alan bulamadığı ve şu anki torpil cennetinden daha kötü bir hale getirebilir. Salt devletçi, sosyalist ya da komünist bir ekonomi isterken şu örnekleri göz önüne alın;
- Muhalif görüşe sahip olduğu için devlette kadro bulamayan bir öğretmen özel okulda iş bulabilir. Sosyalist bir rejimde muhalif olma şansınız dahi elinizden alınır (Lenin ve gulagları vb.).
- Fiyat tekelinin devlette olmadığı, adil verginin uygulandığı bir sektörde fiyatlar rekabetten dolayı düşer, kampanyalara sık rastlanır.
- Devletin zorla vergi alınan televizyonu sadece iktidarı överken, Fox gibi kapitalist sermayeye bağlı kanallar tarafsız-muhalif yayın yapabilir.
- Sadece devletin iş imkanı sunduğu sektörlerde işçi hakları ve istihdam sayısı oldukça kötü durumdadır. Tekel'in özelleştirme öncesi halini hatırlayanlar olacaktır. Şu an ise mezun olan ve devlet tarafından istihdam edilen birey yüzdelerine göz atabilirsiniz.
- Devlet kadrolarına alımlarda mimleme ve nepotizm yaygındır. Türkiye canlı bir örnek.
- Devlet kaynaklarını her alana ayıramaz. Literatürde buna "fıstık ezmesini ekmeğe çok ince sürmek" deniyor, mantığını soran olursa anlatırım ( https://www.wsj.com/articles/SB116379821933826657 ). Kaynak kısıtlı, her alana yaymaya çalışınca hiçbirini düzgün yapamıyorsun, tadı olmuyor.
- Devlet keyfi yatırımlar yapabiliyor. Devlet başkanına saray, belli kurumlara ve derneklere hazineden bağışlar, örtülü ödenekler verilebiliyor. Denetleyebilecek pek organ kalmıyor.
- Üretim belirli ürünler çevresinde toplanıyor, bu da tüketime yansıyor. Sovyetler'deki patates muhabbeti de buradan geliyor.
- Türkiye gibi borcu olan ülkeler kaynağı yabancı yatırımcıdan buluyor. İhracattan ve turizmden gelen para olması için de en kötü ihtimalle özel sektörden iç yatırımcı gerekiyor. Sadece devletin otel açtığı bir ülkedeki yatak sayısı ile özel iç ve dış sermayenin maddi gücünü ve yatak sayısını bir hayal etmeyi deneyin ve karşılaştırın.
Aslında şu örneklere bakınca Türkiye'nin hali hazırda otoriter bir nepotik devletçi anlayışa sahip olduğunu görüyoruz. Ancak bazı muhalifler nedense al işte liberal ekonomi diyor. Ona bakarsanız Kuzey Kore de kendini demokratik bir cumhuriyet olarak tanımlıyor. Buralar biraz yerseniz söylemi ile açıklanacak cinsten. İyi de salt kapitalist-liberal bir ekonomi mükemmel midir de böyle konuşuyorum? Kat'iyetle değildir. Şu örneklere de bakalım;
- ABD'de sağlık hizmetleri sektörü tamamı ile özel. Parası olmayan tedavi şansı bulamıyor. Yardımlar herkese zamanında ulaşamayabiliyor.
-Özel sektör tamamen yandaşlardan oluşuyorsa, işe alımda ve fiyatta devletten farkı kalmıyor. Türkiye'deki bir şehirdeki elektrik hizmetlerinin genelde tek firmaya özelleştirilmesi bunu bir örneği, rekabet olmayınca fiyat keyfileşiyor.
- Bazı özel okullar öğrenciyi ve veliyi düdüklüyor.
- Devlet stratejik alanlardaki üretimlerini özel sektöre devrederek riske giriyor.
- Bizim gibi liberalliği maske olarak kullanan nepotik devletçi ülkelerde özel sektöre rant için doğaya ve insanlara zarar veriliyor.
Bu örnekler iki uç yaklaşım için de çoğaltılabilir. Öyleyse nispeten ekonomiden anlayan bir vatandaşın beklentisi PRAGMATİK bir devlet yönetimi olmalı. Devlet planlama teşkilatı yeniden kurularak yatırım kararları seçim yarışlarından ve iktidar değişikliklerinden bağımsız tutulmalı. Yabancı sermayeyi küstürmeyecek kadar özel sektörün hakkını koruyan, çalışan haklarını ve fiyatları denetleyebilecek kadar devletçi ve ülkenin doğal ve beşeri kaynaklarına zarar gelmeyecek şekilde özel sektör ile samimiyetini koparmış, profesyonel davranan bir anlayış olmadan bu bataktan çıkmamız mümkün görünmüyor. Seçmeninin istediğini değil, halkın çoğunluğunun yararına olanı yapabilen bir ekonomi yaklaşımından söz ediyorum. Burada kastım şu; bazı arkadaşlar oy verdikleri kişinin ya da partinin onun bütün fikirlerini tek kalemde kapsamasını ve şartlara göre asla değişmemesini bekliyor. Kişi kendisi bile devamlı aynı kişi olarak kalamazken bu beklenti çok absürt. Sağlam adımlar atacak şekilde planlı ancak duruma göre hareket edebilecek kadar esnek bir ekonomi olmadan şu anki konuştuklarımızı 10 yıl sonra yine konuşuruz. Beklentilerinizi ve aşırı radikal olduğunuz görüşlerinizi biraz kırpmanız bu ülkenin tahmin etmeyeceğiniz kadar hayrına olacaktır.
Sonuç olarak nedir peki? Biraz uzun olsa da ben önümüzdeki birkaç yılı teorik alana hakim bir ekonomi araştırmacısı bakış açısıyla böyle görüyorum. Yeni gelen bir iktidarın, -dövizi ekonominin temeline koyan ve bir ideoloji ışığında ekonomi yönetmeye çalışan anlayış değişebilirse- birinci dönemindeki ilk iki yılda kötüye giden bir grafik çizeceği ancak kalan yıllarında en azından şu anki ekonomik hasarı hafifletebileceği inancındayım. Ancak tam anlamı ile ekonomisi minimum çalkantıya sahip bir devlet halini almak için, doğru adımların atıldığı en az üç, belki beş dönem gerekecektir. Garantili özelleştirmeler ise ne yazık ki belki 10 hükümet görecek cinsten. Bunlar bize çok uzun zamanlar gibi gelse de tarih sahnesinde birkaç kısa andan ibaret olduğunu da unutmamak lazım. Yazıda bazı vurgulanan noktalar sizin görüşlerinizi yansıtmıyor olabilir. Ancak dediğim gibi radikal yönlerinizi baskılayarak bir de bu gözle bakmayı deneyin. Söz gelimi ben pragmatik liberal görüşe sahip bir insanım. Devletin insan için olduğuna ve özelleştirme yapılsa bile hayat başarısı anlamında dezavantajlı olan bir bireyin, ırkı, dini fark etmeksizin açıkta bırakılmaması gerektiğine inanıyorum. Bence devlet, sağlık dahil her alanda denetleyici kurum olarak kalmalı ve yatırım ve işletme haklarını özel sektöre vermeli. Sosyal güvenlik özelleşmeli, emekli maaşlarını devlet değil, bireyin hür iradesi ile seçtiği şirket ödemeli, devlet emeklilik yaşını net şekilde belirleyen ve ödemeleri denetleyen taraftan öteye geçmemeli. Tüm maaşlar brüt ödenmeli ve vatandaş vergisini kendisi, özel vergi dairelerinde, sistem gitti diyen ve 5'i bekleyen memura takılmadan yatırmalı. Bence işte o zaman vatandaş vergiyi denetlemek neymiş öğrenir, cebinden çıkan parayı görünce şimdiki gibi itibar diye gezmez ortalıkta. Bu örnekler benim ideallerim. Ancak devlet iyi denetleyemez de o karlar yurt dışına kaçırılır, özel sektör çalışanına hayvan gibi davranır, ülke isteyenin oteli için arazi yakabileceği bir alana dönerse diye bir korku da duymuyor değilim. Demek ki benim ideallerim Türkiye için en doğrusu olmayabilir ve muhtemelen sizinki de değil. Yine de benim belirttiğim kadar katı olmayan ve en azından sağlığı bile özelleştirme arayışına girmeyen, pragmatik bir sosyal liberalizm bu ülkenin ilacı olur diye düşünüyorum. Uzun bir yazı olduğu için özür dilerim. Katılmadığınız noktaları lütfen anlaşılır şekilde ve gerekçelendirerek yazın. Farazi söylemlerden kaçının. Kafanıza takılan açılmasını istediğiniz şeyler varsa belirtin. Görüşürüz.
submitted by bipobat to KGBTR [link] [comments]

Uzun Vadeli Arz Eğrisi (Mikroekonomi / Arz, Talep ve Piyasa Dengesi) Kısa vadeli analiz nasıl yapılır? / Kudret Ayyıldır / 15.02.2017 Kısa vadeli yatırım yapmayı planlayanlar hangi araçları tercih etmeli? SEANS DIŞI #2 - KISA VADELİ HİSSE SENEDİ İŞLEMLERİ - YouTube Kısa Vadeli #Yıldız #Hisseler - Tuncay Turşucu - YouTube

ETH-BTC Kısa Vadeli Fiyat Tahmini. Alıcılar düşen trend çizgisini kırabilirse, ilk yüksek direnç seviyesi 0,034 BTC’de görünüyor. Bunu takiben, direnç 0,0347 BTC, 0,0352 BTC ve 0,0361 BTC’de (Mart 2019’un en yüksek seviyesi) karşımıza çıkıyor. Öte yandan, ilk destek seviyesi 0,033 BTC’de bulunuyor. Buna göre, kısa vadeli dış borç stoku, temmuzda 2019 sonuna kıyasla yüzde 4,2 artarak 128,4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 1,2 artışla 56,7 milyar dolara çıkarken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 12,3 azalışla 51,5 milyar dolara indi. Kısa vadeli sigorta kolları, faydalanılan yardımların süreci itibariyle daha kısa bir periyoda hitap eden sigorta kollarını ifade etmektedir. Sosyal güvenlik sistemimizde kısa vade ve uzun vade ayrımının temelini oluşturan bu kaideye göre 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesi ... İşletmelerin kısa vadeli finansman kaynakları nelerdir, hangi araçlar kısa vadeli finansman kaynaklarına girer, özellikleri nelerdir gibi aklınıza gelen tüm soruların cevaplarına Online Ön Muhasebe Programı Bizim Hesap Blog'tan ulaşın. Kısa-Vadeli-Sigorta-Uygulamaları-Genel-Yazı Önceki İçerik YARGITAY’DAN BİR EMSAL KARAR DAHA! Sonraki İçerik 2020/Temmuz Aylık Artışları ve Gelir/Aylık Alt Sınırları

[index] [1193] [7025] [730] [4114] [1394] [7218] [6140] [6693] [6972] [5487]

Uzun Vadeli Arz Eğrisi (Mikroekonomi / Arz, Talep ve Piyasa Dengesi)

Daha fazlası için: http://www.khanacademy.org.tr Matematikten sanat tarihine, ekonomiden fen bilimlerine, basit toplamadan diferansiyel denklemlere, ilkokul ... Kısa vadeli yatırım yapmayı planlayanların getiri beklentisi çok yüksek olmamalı. Bu anlamda en uygun yatırım araçlarından biri forex. Risk seviyesini düşük tutmak isteyenler hazine ... #İşYatırım #TradeSohbetleri #HalilBarışkan #CemKarademir Araştırma - Kısa Vadeli Stratejiler bölümünden Halil Barışkan ve Hisse Senetleri bölümünden Cem Kara... #hisse #borsa Kısa vadeli hisseler - Tuncay Turşucu İntegral Yatırım Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, İntegral Forex TV takipçileri için, BIST 100'de işle... Kısa vadeli yani gün içi işlem gerçekleştiren Foreks yatırımcıları, karar vermeden önce nasıl bir analiz gerçekleştirmelidir. Hangi faktörler dikkate alınmal...

http://forex-korea.hydramining.pw